KAMUOYUNA DUYURU

“SOSYAL MESAFE” DEĞİL, “FİZİKÎ MESAFE” İFADESİ KULLANILMALIDIR.

2020 yılı başından bu yana dünyada, Mart ayından sonra da ülkemizde etkili bir salgın halini alan Corona Virüse maruz kaldık. Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, devletimizin bütün ilgili kurumları bu salgına karşı yapılması gerekenler hususunda takdire şayan çalışmaları yapmakta ve her türlü önlemleri almaktadırlar.

Salgın önlense bile siyasi, sosyal, ekonomik ve psikolojik etkileri itibariyle bu olay bir milat olma potansiyeli taşımaktadır.

Salgına karşı önemli tedbirlerden olan ve ülkemiz yetkililerince haklı olarak ısrarla vurgulanan ve kişilerin FİZİKÎ temasın engelleme amaçlı kullanılan “Sosyal Mesafeyi Koruma” ifadesi “FİZİKÎ MESAFEYİ KORUMA” şeklinde değiştirilmelidir. Amaç teması önlemektir. Bu da kişilerin birbirinden FİZİKÎ anlamda gereken uzaklıkta bulunmasıyla sağlanır.

Sosyal Mesafe, sosyolojik bir kavram olup bir toplumda insanlar arasındaki meslekî ve çeşitli etnik grup hareketliliklerindeki etkileşimi anlatmaktadır.  Şöyle ki; bireyler arası bir fizik mesafeden söz edilebilir; bir metre, iki metre gibi. Bunun dışında, aynı ortamda çalışan doktor dışındaki bir sağlık görevlisi ile doktor arasındaki fizikî mesafe çalışma şartlarının gereği neredeyse sıfır düzeyindedir. Ancak doktorun sağlık görevlisine göre; gelir, statü, eğitim seviyesi ve toplumda etkililiği açısından önemli farklılıklar vardır. İşte bu farklılıkların ortaya koyduğu mesafeye “sosyal mesafe” veya “toplumsal mesafe” denmektedir. Görüldüğü gibi bu kavram, sosyolojideki anlamıyla çok farklı bir manada kullanılmaktadır.

Sevdiklerimizle, çevremizdekilerle, yakınlarımızla aramıza “sosyal mesafe” değil “FİZİKÎ MESAFE” koymak gerekir. İzolasyon günlerinde, tam da tanımına uygun şekilde sosyal medyayı kullanarak sevdiklerimize sık sık ulaşmak, yüzlerini görmek, seslerini duymak şarttır. Böylece sosyal mesafeye gerek olmadan, sadece FİZİKÎ MESAFEYİ KORUYARAK salgına karşı kendimizi ve başkalarını korumak mümkündür. Hele de Ramazan Bayramının yaklaşmakta olduğu bu güzel huzur atmosferinde…  Kısaca “FİZİKÎ MESAFEMİZİ ARTIRALIM AMA SOSYAL MESAFEMİZİ KORUYALIM.”

Millet olarak sahip olduğumuz şefkat, merhamet, yardımseverlik, muhabbet, ülfet, dostluk, yârenlik, diğerkâmlık gibi hasletlerimiz sayesinde bizde sosyal mesafe olmaz. Zira başka hiçbir dilde tam karşılığı olmayan gönül kelimesine sahip bir medeniyetin mensubuyuz.

 İnşallah bu salgın durumu geçici olacaktır. Unutmayalım ki ifadelerin zihinlerde oluşturduğu çağrışımlar çok önemlidir. Biz milletimizin arasına sosyal mesafe koyar ve bunu topluma kabullendirirsek, bu durum Allah korusun kalıcı bir hal alabilir. Bugün ülkemizin dünyadaki en önemli hususiyeti, mazlum ve mağdurlara sağladığı yardımlar gibi güzel hasletlerimizimdir. Ayrıca bizden sonraki nesiller “Atalarımız bir virüsle güzel hasletlerini ne de çabuk terk etmişler.” diyebilirler.

Dil, Edebiyat, Felsefe, Tarih, Sosyoloji, Psikoloji, Antropoloji gibi sosyal bilimler alanında çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşları olarak “Sosyal Mesafeyi Koruma” yerine “FİZİKÎ MESAFEYİ KORUMA” ifadesinin kullanılmasının doğru olacağını kamuoyuna duyururken, bu salgınla mücadele hususunda başta sağlık çalışanları olmak üzere, her türlü faaliyeti yürütenlere şükranlarımızı arz ediyoruz. Milletimize ve insanlığa sağlık ve esenlik dolu yarınlar diliyoruz. 

İSEDER (İSTANBUL EDEBİYAT DERNEĞİ)

TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ İSTANBUL ŞUBESİ

İSEDAV (İSTANBUL EDEBİYAT VAKFI)   




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir