Fe Eyne Tezhebun

Dünyamız o kadar kirlendi ki, zaman zaman sormadan edemiyoruz: “Nerede insanlık” diye…

İnsanların birbirini acımadan boğazladığı, sömürünün ve zulmün her çeşidinin ayyuka çıktığı, dünyadaki kaynakların alabildiğine israf edildiği ve huzursuzluğun had safhaya ulaştığı bir çağda yaşıyoruz. İnsanların adeta deli dana gibi ne yaptığını bilmez bir halde kendi sonunu hazırladığı bir ortamla karşı karşıyayız.

Ve böyle bir manzara karşısında ister istemez soruyoruz: “Fe eyne tezhebun?” Bu gidiş nereye? Kuran-I Kerimde, dehşetli kıyamet tasvirinin yapıldığı Tekvin suresinde böyle soruluyor.

Çölün ortasında bir deve kervanına rastlandığında genellikle bu soru sorulur. Anadolu köylerinde de yolda karşılaştığınız birine benzer bir şekilde, “yolculuk nereye” diye sorulur. Veya otobüste yanına oturduğunuz birine de yine “yolculuk nereye hemşehrim” şeklinde klasik bir giriş yapılır. Aslında yan yana oturduğunuza göre muhtemelen aynı yere gidiyorsunuzdur. Ama sormak usuldendir. Bu soru, aslında iletişim kurmak için bir anahtar olarak da değerlendirilebilir. Batı toplumlarında da benzer durumlar için Latinceden gelen “que vadis” sorusu vardır.

İletişim uzmanı Dr. İlhami Fındıkçı, “Güzel’e Yolculuk” kitabında bir bakıma bu soruyu sormak için yola çıkmış. İnsanın kendi içindeki yolculuğunu ele alıyor. İnsanın ağırlıklarından kurtulup kendisi olması, yani aslına rücu etmesini konu alıyor. “Makam-I insan” dan, ideal insandan, ideal toplumdan söz ediyor. Yani “ben” likten kurtulup “biz” olmayı öneriyor. Aslında “Kaybetmeye başladığımız insanlığımızın yeniden arayışı bu.”

Fındıkçı’ya göre, “Zifiri karanlığın ışığa yenik düşmesi gibi, bütün yollar ve yolculuklar “Güzel” e yönelecektir.

“Yeniden pervane olmak ve O’nun varlığında yok olmak icin durum ve gerekirse durdurun dünyanızın dönüşünü. Hasret kaldığınız toprağın kokusunu hissedin. Karanlığın aydınlık yüzüyle tekrar buluşun ve yer ile göğün aşkına yeniden şahit olun. Takdir size ‘dur’ demeden durun ve yeniden Güzel’e yol olarak güzelleşin. Zira yarın geç olabilir durmak için.”

“Öyle bir an gelir ki ses yok, ışık yok, alt yok, üst yok; ileri, geri, yukarı, aşağı, beyaz, siyah yok…”

Hiçlikle buluşanlar kendini aşar ve bütüne, yani “Bir” e talip olurlar. Alfa Yayınlarından çıkan “Güzel’e Yolculuk”, mutlaka okunması gereken bir kitap. Okumaya ve üzerinde tefekkür etmeye değer bir kitap.

Kemal Çiftçi




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir